|
Horhor Antikacılar Çarşısı, antika tutkunlarının İstanbul'daki
ilk durağı. Her objenin bir hikayesi var. İngiliz şövalyenin
son savaşında giydiği zırhtan Fransız aristokratının devasa
koltuğuna kadar pek çok satılık. Yedi katlı çarşı, pazar günleri
de açık.
Geçmişe yolculuğun İstanbul'daki kapısı, Aksaray'daki Horhor
Antikacılar Çarşısı. 1981'de ilkokul olarak inşaa edilen
binaya, aynı yıl Kuledibi Bit Pazarı'ndaki antikacılar yerleştirilmiş.
Horhor açıldığı tarihten bu yana antika ve nostalji tutkunlarını
ağırlıyor. Binanın ikisi zeminde olmak üzere toplam yedi katı
var.
|
|
 |
|
| . |
Ünlü antika çarşısının müdavimleri arasında devlet
adamları, sanatçılar, turistler, mimarlar bulunuyor. Ürünlerin
yaşı gibi çeşitleri de farklı. Her mağaza tarih kokuyor.
Kiminde 1800'lerde piyano çalan parmakların gölgesi, kiminde
tozlu fotoğraf makinesinin ardındaki siluet canlanıyor.
Rengarenk, altın varaklı tabaklarda hangi yemeklerinin yendiğini,
şarap kadehlerinin hangi ziyafetlerde havalandığını merak
ediyorsunuz. Geçmiş zaman hayatlarını kurgulamak için tüm
detaylar birarada. Belki bu yüzden Horhor'a yüzlerce ziyaretçi
geliyor.
Antikacıların çoğu mesleklerini sonradan seçmişler; turizmci,
avukat ya da öğretmen... Horhor'da baktığınız ürünlerin çoğu
tarihi eser. Tabii bu durum fiyatlara da yansıyor. Parfüm şişesi
150 dolardan başlayıp bin dolara kadar yükselebiliyor. Dükkan
sahipleri ürünleri Türk lirasıyla almadıkları için dolarla
satıyorlar. Ustası, tarihi ve işçiliği objenin fiyatını artırıyor.
Geleneksel Türk sanatının nadide örnekleri karaborsada. Horhor
esnafı memlekette yaşanan antika kıtlığına çözüm bulmuş.
Fransa, İtalya, İngiltere ve Hollanda'ya yönelmiş. Horhor'da
sekiz dükkanı bulunan Hasan Fırat'a göre yurtdışından alınan
eserler, Avrupalı müşteriyi cezbediyor.
|
| . |
Antikanız tasarlanır
Horhor'un beşinci katındaki Mustafa Özkan, hasar görmüş
antikaları yeniden tasarlayıp biçim veriyor. Kırık vazo, bardak
ve kül tablalarından avize, kandil, gaz lambası, fener yapıyor.
|
|
|